AZERBAYCAN TÜRKLERİ VE TÜRKİYE’DE TOPLUMSAL DEĞİŞİM
Birçok kez Azerbaycan’a gittim. Azerbaycan’da ilgimi çeken bir durum Türklere ve Türkiye’ye olan hayranlıklarıdır. Türkiye’de üniversite okumak, heleki üniversiteyi Türkiye’de bitirip dönmek çok önemli, gurur verici ve hayranlık duyulan bir durum. Ben hem Türk, hem de Öğretim Üyesi olmamdan dolayı her yerde çok saygı gördüm. Bunu ilk Bakü Haydar Aliyev Havaalanı’na ayak bastığım zamandan, ayrılırken ki zamana kadar her zaman ve her aşamada gördüm. Öyleki pasaport kontrolünü yapan polislerden, esnafa, sokaktaki vatandaşa kadar her yerde hissettim.
Azerbaycan’da düğünler (toy) çok önemli bir geleneksel tören. En küçük düğün 300 kişilik oluyor. Düğünler için 1000-2000 kişilik salonlar var. Bu düğünler yemekli olmaktadır. Normal bir düğünün yemek menüsünde en az 10 çeşit sıcak yemek, 30 çeşit zeytinyağlı, salata, 10 çeşit tatlı, her türlü alkollü ve alkolsüz içecek olmaktadır. Bir düğünün maliyeti çok fazla olmaktadır. Bir ailenin toyuna da katıldım. Toyda onur konuklarına konuşma da yaptırılmakta ve ben de bir konuşma yaptım. Ayrıca Azerbaycanlı sanatçılar da bu düğünlerde şarkılar söyleyebilmektedirler. Bir ailenin kızlarını nişanına da katıldım. Nişanda erkek aile büyükleri ayrı bir yerde, gençler karışık olarak bir yerde oturmaktadır. Gençler oynayıp eğlenirken, aile büyükleri ayrı bir yerde yemek yiyip günün anlamı ile ilgili sırayla ayağa kalkıp, düşüncelerini söylüyorlar. Gerek düğünlerde gerekse nişanda en son aş denilen pilav gelmektedir. Aşın önemi ise farklıdır.
Modernleşme ise sosyolojik bir olgu ve kısaca şu şekilde tanımlanabilinir: Az gelişmiş veya gelişmemiş toplumların modern, siyasal, toplumsal ve kültürel bakımdan sanayileşmiş, gelişmiş ülkeler modelini benimseyerek, onlar gibi olma sürecidir. Modernleşmenin sonucunda toplumsal değişim de kaçınılmazdır. Fakat toplumsal değişim olumlu ya da olumsuz olabilmektedir. Ülkemiz çok hızlı bir modernleşme sürecinin içindedir. Bu süreçte toplumsal değişim ne yazıkki modernleşme olgusu bahanesi ile olumsuz olabilmektedir. Modernleşme adı altında Türk toplumunun temel değerlerinden, gelenek ve göreneklerinden uzaklaşmalar olmaktadır. Bu toplumumuz adına tehlikeli bir durumdur. Tabiiki modernleşeceğiz, fakat modernleşirken toplumsal değerlerimizi aşındırmayacağız. Atatürk’ün “Dünya’nın bize saygı göstermesini istiyorsak, önce bizim kendi benliğimize, ulusal varlığımıza, bu saygıyı duyguda, düşüncede, açıkca bütün davranış ve tutumumuzla göstermemiz gerekir. Unutulmamalıdır ki, ulusal benliğini bulamayan uluslar başka uluslara av olurlar.” sözü doğrultusunda önemli olan toplumsal değerlerimizle birlikte modernleşmektir.
